Mesleki Eğitim:
 
Bireye iş hayatındaki belirli bir meslekle ilgili bilgi, beceri  ve iş alışkanlıkları kazandıran ve bireyin yeteneklerini çeşitli yönleri ile geliştiren eğitim sürecidir
 

Temel Mesleki Eğitim:

Bireyin iş hayatındaki belirli bir meslek veya meslekler ailesine giriş yapabilmesi için gerekli olan asgari standartlar seviyesinde bilgi, beceri ve iş alışkanlıkları ile genel ve mesleki kültür kazandıran eğitim sürecidir.
 
Teknik Eğitim
 
İleri seviyede fen ve matematik bilgisi ile uygulamalı teknik yetenekleri gerektiren, becerili işçi ile mühendis arasındaki meslek kademesindeki bir görev için gerekli olan bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını geliştirme sürecidir. Teknik eğitim temel mühendislik alanlarında yaygın olmakla birlikte bu alanlarla sınırlı değildir. Tarım, sağlık, beslenme, ticaret ve diğer alanlarda da bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak uygulanmaktadır.
 
Çıraklık Eğitimi
 

Yetkili otoritelerce kabul edilmiş çıraklık standartlarına göre düzenlenmiş çırak ya da kanuni vasisi ile işveren yetkili temsilcisi tarafından imzalanmış bir çıraklık sözleşmesi esaslarına göre, mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını çırakta, ilke olarak iş içerisinde geliştirme sürecidir.

 

Mesleki ve Teknik Eğitim
 
Milli Eğitim sisteminin bütünlüğü içinde endüstri, tarım ve hizmet sektörleri ile birlikte her türlü mesleki ve teknik eğitim hizmetlerinin planlanması, araştırılması, geliştirilmesi, organizasyonu ve eşgüdümü ile yönetim, denetim ve öğretim etkinliklerinin tümü.
 
MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİME OLAN GEREKSİNİM
 

Sosyal Gereksinim

Ekonomik Gereksinim

Bireysel Gereksinim

Ulusal Gereksinim

 

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN TARİHİ GELİŞİMİ
 

Üretim sistemleri

Aile Üretim Sistemi

El Sanatları Üretim Sistemi

Aile İşletmeleri Üretim Sistemi

Fabrika Üretim Sistemi

 

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN NİTELİKLERİ
 

Yaparak öğrenme esastır.

Ucuz maliyetle etkili eğitim sağlamada sosyal verimlilik aracıdır..

Programları iş dünyasındaki gelişmelere göre uyarlama temel kuraldır.

Okullar toplumla uyumlu ve iş dünyasına dönüktür.

Programlar çalışma yaşamına giren ve çalışanların büyük çoğunluğunu kapsar.

 

Öğrenme öğretme ortamı iş ortamının kendisi ya da benzeridir.

Yönetim dinamik ve esnektir.

Öğrenciler sınıf etkinliklerinden çok laboratuar ve atelye çalışmaları yönünde güdülenir.

Öğretim kademesi ilköğretim sonrası yönünde gelişmektedir.

Programlar hayata hazırlayıcı niteliktedir.

Öğretimin içeriği meslek alanında yetişkin kişilerin bilgi, beceri ve etkinlikleri esas alınır.

 

TÜRKİYE’DE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN GELİŞİMİ

İMPARATORLUK DÖNEMİNDEKİ GELİMLER

 

CUMHURİYET DÖNEMİNDEKİ GELİŞMELER

İMPARATORLUK DÖNEMİNDEKİ GELİŞMELER
 

YAYGIN EĞİTİM

Ahi Teşkilatı

Loncalar

ÖRGÜN EĞİTİM

Ordu İhtiyacını Karşılamak için Kurulan Meslek Sanat Okulları

Ülke Sanayisini Korumak, Meslek ve Sanat Okulları İçin Yapılan Tedbirler

İlk Defa Açılan Meslek ve Sanat Okulları

 

 

 

1-AHİ TEŞKİLATI

Ahi kelimesi Arapça "kardeşim" manâsına gelen ahî ile Türkçe "cömert, eli açık" manâsında olan akı kelimeleri ile yakınlık göstermektedir. Kaynaklar incelendiğinde  Arapça manası üzerinde birlik sağlandığı görülmektedir.

 

 

Ahi teşkilatı bir mesleğe bağlı ve bir arada yaşayan insanlar arasında SOSYAL, EKONOMİK ve KÜLTÜREL düzeni sağlamak için kurulan bir teşkilattır.

 

Genel bir tanımla ahilik; küçük esnaf, usta ve çırakları içine alan, bu kişilerin mesleklerini doğruluk, dürüstlük prensiplerine uygun yapmalarını ve eğitilmelerini sağlayan bir teşkilattır.

 

Ahilik Anadolu’da Selçuklular Döneminde ortaya çıkan, Osmanlı Devletinin ilk yüzyıllarında etkili olan önemli bir yaygın eğitim kurumudur.
 
AHİ BİRLİKLERİNDE YÖNETİM
 
.Kuruluşların başında sanat birlikletinin seçtikleri Ahi Babalar vardı. daha sonra "Kethüdalık" kurumuna dönüşen Ahi Babalık böylece yarı resmi kurum haline gelmiştir.
Ahi Birlikleri'nde iki çeşit üye bulunurdu. Birinci grupta çırak, kalfa, ustadan oluşan yönetilen sınıf, ikinci grupta Ahi Baba, yiğitbaşı, işbaşı, hakem heyeti, büyük meclisten oluşan yöneticiler grubu. İşyerlerinde, çırak, kalfa ve usta hiyerarşisi içinde çalışan ve üretim yapan birinci gruptakiler aynı zamanda birliğin maddi gelir kaynağını sağlıyordu.
 
AHİLERDE EĞİTİM
 

Hayata dönük bir eğitim var.

Ahi Birlikleri'nde eğitimin amacı ferdin ahlaki ve mesleki bilgi ve becerilerini artırmak ve onu bu yönde yetiştirmektir.

İş Başında Eğitim

İş Dışında Eğitim

 

 

Ahilikte, Meslek Eğitimi ile Ahlak Eğitimi olmak üzere iki eğitim bir arada verilirdi. Ahlak ve adap eğitimi, Ahi Birlikleri'nin tesis ettikleri Ahi zaviyesinde, mesleki eğitim de atölye ve dükkan gibi işyerlerinde verilirdi.
İşbaşındaki eğitim ve iş dışındaki eğitim iki ayrı yerde verilmesine karşın birbirlerini tamamlar nitelikteydi.

Zaviyede (Ahi ocağı) seçimle işbaşına gelmiş bir şeyh, çeşitli işleri gören imam, müderris, hatip, silâh tamircisi gibi görevliler vardı. Herkesin bir hiyerarşik yeri vardı. Bunlar 9 kademe halinde dizilirlerdi. İlk kademe, "yiğit"lerdi. Ondan sonra gelen 6 kademe ahilerdi  7. kademe seccade sahibi olmayan "Halife" bulunurdu. 8. "Şeyh", 9. ise "Şeyhü'l-meşayih" idi. Bu kademeler hep sıra ile geçilirdi.

 

İş Dışında Eğitim
 

Ahi şeyhi 740 maddelik Fütüvvetnameyi tam olarak bilinmesi gerekti. Ocağa yeni giren gençlerden, bunların 124 tanesini bilmesi isteniyordu. Kademeler yükseldikçe bu ilkelerin sayısını yükseltmeleri gerekti. Bu ilkeler günlük hayat ve davranışlar konusunda oluyordu. Meselâ sofra adabı konusunda 24 madde vardı, su içmenin 2, söz söylemenin 4, evden sokağa çıkmanın 4, yolda yürümenin 8 vs. Ahi ocaklarında dans ve müzik eğitiminin de önemli bir yeri vardı. Fütüvvet kuralları öğrencilerin anlayabileceği şekilde idi.Bunlardan bazıları:

 

İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak.

İşinde ve hayatında doğru, güvenilir olmak.

Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak.

Sözünü bilmek, sözünde durmak.

Hizmette ve vermede ayırım yapmamak.

Yaptığı iyilikten karşılık beklememek.

Güler yüzlü olmak.

Tatlı dilli olmak.

Hataları yüze vurmamak.

Dostluğa önem vermek.

kötülük edenlere iyilikte bulunmak.

Tevazu sahibi olmak.

Hiç kimseyi azarlamamak.

Anaya ve ataya hürmet etmek.

 Dedikoduyu terk etmek

 

Komşularına iyilik etmek.

İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak.

Başkasının malına hıyanet etmemek.

Sabır ehli olmak.

Cömert, ikram ve kerem sahibi olmak.

Daima hakkı kullanmak.

Öfkesine hakim olmak.

Suçluya yumuşak davranmak.

Sır saklamak.

Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek.

İçi, dışı, özü, sözü bir olmak.

Kötü söz ve hareketlerden sakınmalı.

Maiyetinde ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek.


 

Ahiliğin açık ve kapalı olmak üzere 6 şartı vardır.

AÇIK OLANLAR:

1- Elini açık tut,

2- Kapını açık tut,

3- Sofranı açık tut.

KAPALI OLANLAR:

1- Dilini bağlı tut,

2- Gözünü bağlı tut,

3- Belini bağlı tut.

 

Açık olanlar: Cömertlik, tevazu sahibi, konuksever olmak ,sofrası açık olmak, aç geleni tok yollamaktır.

Kapalı Olanlar: Dilini tutmalı, dedikodu yapmamalı, kötü söz söylememeli, kimsenin ayıbını görmemeli, kimseye kötü gözle bakmamalı, kimsenin onuruna, namusuna göz dikmemelidir. Ancak bu şartları taşıyanlar Ahi olabilmekteydi.

 

İş Başında Eğitim:

Şehir ve kasabalarda mal ve hizmet üretimi il uğraşan kimseler üretim veya ticaretin türüne göre isim alırdı. Baş tarafına Esnaf kelimesi gelerek Esnaf-ı Sınai de denirdi. Üretim genelde sanayi sitelerinde aynı iş kolundaki ustanın  faaliyet gösterdiği yerlerde yapılır, her iş kolunun ayrıca bir birliği olurdu.

 

Ustanın görevi çırağını en iyi şekilde yetiştirmekti. Bunun için ustalar sanatlarının bütün inceliklerini, sırlarını çıraklarına kalfalarına öğretirken onların ahlaken de iyi yetişmesi için gayret gösterirlerdi. Fakat  740 kural bir anda öğretilmezdi. Bunun yanında sanata ait bütün bilgiler bir anda verilmezdi. Ahlak ile ilgili bilgiler kitap haline getirilmesine rağmen üretime veya sanata ait teknik bilgiler,  yetersiz bir kişinin zamanından önce eline geçebilir endişesiyle kitap haline getirilmemiştir ve meslek  sırrı olarak kalmıştır.
 

 

Her  çırak ustasından, usta da çırağından gururla bahsedilmesini isterdi. Çırağın hatasının ustasının yüzüne vurulmasından daha üzücü ve kötü durum söz konusu olamazdı. Aslında böyle bir hata yalnız ustası için utanç verici bir olay olmayıp, o sanat birliğindeki diğer üyeler de etkilediği için o işyerinin de adı kötüye çıkardı.

 

Bilgileri, öğrenen öğrenci çıraklık dönemini başarıyla tamamladıktan sonra, ustasının teklifi ve birliğin onayı ile kalfalığa terfi ettirildi.

Çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa geçişte mutlaka tören yapılırdı. Çırağın veya kalfanın bağlı olduğu Ahi Birliği'nden böyle bir tören için o işyerinin ustası izin isterdi. Bu tören için gerekli hazırlıklar o iş kolunun birlik başkanlığı tarafından yapılırdı.

 

Birlik Başkanı, oluşturduğu heyeti sanatın en tanınmış ustalarını şehirdeki tüm Ahi Birlikleri'nin başkanı olan Ahi Baba'yı davet ederdi. Bu heyet çırak ve kalfanın o güne kadar ürettiklerinden örnekler alarak kalite  ve işçiliğini inceledikten sonra, ahlakına, dürüstlüğüne, ürettiği malın kalitesine kanaat getirilirse çırak ve kalfa bir üst makama terfi ettirilirdi. Bu terfi merasimine "Şed Kuşanma Merasimi" (Diploma Töreni) denirdi. Gençlerin eğitim ve öğrenimi ister Ahi Zaviyelerinde, ister işbaşında yapılan eğitimde olsun amacı öğrenciyi tam ve mükemmel bizimde yetiştirmekti.

 

 

AHİLİK OCAĞINDA EĞİTİM        SIRALAMASI

NAZİL :Ocağa ustalarıyla yeni gelmiş kişi

NİM-İ TARİK: Üstadı,piri ve iki yol kardeşi olan kişi

MÜFREDİ: Nasibi verilmiş,kuşak(şedd) bağlanmış kişi.

 BEŞARİŞ: Fütüvvet ehlini terbiye eden kişi.

NAKİB: İç yönetimi ayarlayan

NAKİBÜN NİKAB: töreleri düzenleyen

HALİFE. Şeyhin yardımcısı

ŞEYH:sanat erbabı içinde seccade sahibi kişi

ŞEYH-ŞÜYUH:Bir sanat alanında şeyhlerin şeyhi.

 

AHİ BİRLİKLERİNİN MALİ ve SOSYAL KURUMLARI 

Ahi teşkilatında esnafın ihtiyacı olan İşletme Kredisini temin eden Sanayi Kredi Bankası niteliğindeki  kuruluşlara  Orta Sandığı, Esnaf Sandığı ve Yardımlaşma Sandığı denilmiştir.

Orta Sandığın Gelirleri:

Üyelerin aidatları

Çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa geçişte ustanın işyeri sahibinin verdiği terfi harçları

Teşkilata ait mülklerin gelirleri

Askere alınan kalfa veya ustanın eşi ve çocukları için birlikçe toplanan paralar

Diğer bağışlar sandığı 

Orta Sandığın Giderleri:

Faizsiz kredi verilirdi. Verilen kredinin bir bölümü yeni iş sahibine yardım olarak verildiğinden tahsil edilmezdi.

Borç para verilirdi. Bu paranın verilmesinde kefil aranmazdı.

Aynı sanat kolunda faaliyet gösteren birlik üyeleri, üretimini yaptıkları malların maliyetlerini düşürüp, fiyatlarını ucuzlatmak için bağlı olduğu birlikçe toptan hammadde alırlardı. Alınan hammaddede  belli kurallar esastı. Öncelikle, sanatında en eski ve en çok usta yetiştirmiş kıdemli işyeri sahibine verilirdi.

Ahilerde Ceza

Ahi birliklerinde kurallara uymayan birlik üyelerine yaptırım gücü çok ağır cezalar uygulanırdı. Bu cezalar para veya hürriyeti kısıtlayıcısı cezalar olmamakla beraber ondan çok daha etkili ve daha caydırıcı olan birlikten çıkarma cezası idi. Bu ceza, kalitesi bozuk mal üreten, tüketiciyi aldatan, yüksek fiyatla mal satan esnaf veya sanatkara verilirdi.

Ahilikten çıkarma sebepleri

1) Şarap içmek, 2) Zina yapmak,  3) Dedikodu ve iftira etmek, 4) Münafıklık etmek 5) Gururlanıp kibirlenmek, 6) Sert ve merhametsiz olmak, 7) Hased etmek, kıskanmak, 8) Kin tutmak, affetmemek, 9) Sözünde durmamak, 10) Kadınlara şehvetle bakmak, 11) Yalan söylemek, 12) Hıyanet etmek, 13) Emanete riayet etmemek, 14) İnsanların ayıbını örtmeyip, açığa vurmak, 15) Cimrilik etmek, 16)  gıybet etmek, 17) Hırsızlık etmek.

Ahi Teşkilatının Ekonomik, Kültürel ve Sosyal Fonksiyonu

Gençleri kötü alışkanlıklardan korumuş.

Sanat sağlam ahlaki temeller üzerine kurulmuş.

Üretici-tüketici ilişkilerini ayarlamış.

Sosyal ve ticari faaliyetlere yön vermiş.

Ekonomik düzende gelişmeler sağlamış.

 

2-LONCALAR

Hammadde dağıtımının yapıldığı yer

Esnaf birliklerinin toplantı yeri

Esnaf birliklerinin adı.

 

Loncaların kuruluş amacı esnaf ve sanatkarlardan üyeleri olanların haklarını korumaktı.

Ülkemizde Meslek Eğitimi 19. yy a kadar loncaların sorumluluğunda çıraklık sistemi ile yürütülmüştür.

Loncalarda sıkı bir disiplin vardı. Bu da üretimin arttırılması ve devletin ekonomiyi denetlemesi bakımından önem taşıyordu.

 

 

Loncalarda çıraklık, kalfalık, ustalık gibi birbirinden ayrı meslek basamakları vardı. Birinden ötekine geçmek belli ölçülere göre başarılı olmaya bağlıydı. Bir meslek sahibi usta olduğunda dükkan açması için pirinin törenle yetki vermesi gerekiyordu.
 

ÖRGÜN EĞİTİM

Ordu İhtiyacını Karşılamak için Kurulan Meslek Sanat Okulları

Mühendishane-i Bahri-i Hümayun (1773)

Mühendishane-i Berri-i Hümayun (1793)

Mühendishane İdadisi

İdadi Sanayi Okulu

İmalat Harbiye Nazari Mektebi

 


2.Ülke Sanayisini Korumak, Meslek ve Sanat Okulları İçin Yapılan Tedbirler

 

Tanzimattan sonra bozulan esnaf teşkilatını düzeltmek için bir takım tedbirler alındı. Bunlar:

Sanatkarları okulda yetiştirmek

Yerli sanayi ürünlerini düzelterek ülke ihtiyacını karşılayacak düzeye yükseltmek

Yerli ürünleri tanıtmak için sergiler açmak

Kooperatif kurmak

Esnaf birlikleri kuruldu.

Fakat alınan tedbirler ekonomiyi kurtarmakta başarılı olamadı.

 
3.   İlk Defa Açılan Meslek ve Sanat Okulları

Erkek Sanat Okulları

Kız Sanat Okulları

Ticaret Okulları

Ziraat Ameliyat mektepleri

Çiftlik mektepleri

Amele mektepleri

Bahçıvanlık mektepleri

Dârülharirler (İpekçilik Okulları )

Ormancılık Okulları

Veteriner mektepleri

 

 

Diğer meslek okulları

Şimendifercilik okulları

Mühendis Mektebi

Posta ve Telgraf Yüksek Okulu

Kadastro Yüksek Okulu

Kondüktör Mektebi

 

Erkek Sanat Okulları ileriye dönük tekniğe ayak uydurabilecek nitelikte işçi ve teknisyen yetiştiren eğitim kurumlarıdır.

Kız Sanat okulları başata ordu ihtiyacını karşılamak için kurulmuştur. 1884 ten sonra bu okullarda genel bilgilerin yanı sıra biçki,dikiş,el örgüsü gibi uygulamalı bilgilerde veriliyordu.

 

Tanzimattan sonra Avrupa ile ticaretin yoğunlaşması nedeni ile ticaret öğretimine ihtiyaç duyulmuş ve ticaret okulları açılmıştır. Bu okullarda idadi ve fenni olmak üzere teşkilatlanmıştı. İdadi kısımda genel bilgiler, fenni kısımda meslek dersleri ve yabancı dil öğretiliyordu.

 

Ayrıca Osmanlı Devleti'nin Niş Valisi olan Mithat Paşa'nın  Niş'teki Müslüman ve Hıristiyan kimsesiz çocukları toplayarak "Islâhhane" adıyla sanat öğreten bir hayır kurumunu meydana getirdiğini görüyoruz. Bunun sonucunda özellikle çuha (ince dokunmuş kumaş)  dokuması çok gelişti.  Halep, Trablusgarp, Diyarbakır, Kastamonu, İzmir, Konya vs. vilayetlerde, valilerin ve hayırsever yurttaşların girişimleriyle Islâhhaneler kurulmuştur.

Kaynakça:

Ergen, N. Türkiye’de Mesleki Eğitim ve Sorunları

Bircan, İ. 21. yy Türkiye’sinde Çıraklık Eğitimi

Turan, K. Mesleki ve Teknik Eğitimin Gelişmesi

Mesleki ve Teknik Eğitim Sempozyumu

Doğan, H. Mesleki ve Teknik Eğitimin Esasları

Ergün, M. Türk Eğitim Tarihi

Son Güncelleme ( Pazartesi, 05 Ekim 2009 18:18 )